Merve Peki alıp veremediği neydi yaşamla?
N. Marmara njn hayat öyküsü benim de ilgimi çeken hikayelerden ve üzerine konuşulmaya değer konulardan biri bence.
Nilgün Marmara anlaşılmadığını düşünmüş gibi bana gelir sanki..
İntiharından sonra eşi; 'Siir yazdığını bile bilmezdim, bir kenarda pıtır pıtır bir şeyler yazardı' demiş.
İnsan ne için yazar?.. ifade etmek için, anlatmak için, ve anlaşılmak için belki de...
Başka bir şiirinde de söyle demiş;
Beklentim yokmuş gibi davranıp, içime dünyalar kadar umudu sığdırmaktan yoruldum.”
Bazen modern anlatilarda güçlü olmak yanlışlıkla insanın içindekileri yok sayma' telkinine donuyor. Halbuki insan içindekileri yok sayarak, ancak kendisine yabancılaşir ve bir süre sonra da yorulur gerçekten de...
Güçlü olmak, görünmek uğruna icizmide kopan fırtınaları yok sayarız bazen.. ama güçlü görünmenin değil belki ama güçlü olmanın yada en azından 'olduğu gibi olmanın ' yolu içindekilerle yüzleşmesinden geçiyordur olduğu gibi?... böylece kişi olmadığı kişilik hallerine girip çevresine sahte bir 'sağlıklı herşey yolunda' imaji çizmek zorunda kalmaz..
Ki benim çevremde de sırf güçlü görünmek uğruna kendini tüketici bir güç gösterisine, kendiyle uyumsuz hallere sokan insanlar var.. Günün sonunda da mutsuz hissediyorlar baktığımda..
Değerli Nilgün Marmara nin yasamindan benim aldigim en önemli ders, şartlar ne olursa olsun her koşulda kendimiz olmaya devam etmek.
Sekiller ve görünüşler uğruna kendimizi olmadık kalıplara uydurmaya çalışmamak, en önemlisi de kendi haline karşı dürüst olabilmek.. belki de kendimize yönelik yapabileceğimiz en güzel iyilik.
Hele günümüz imajlarin gösterilerin dünyasında toplumun beklentilerine ayak uydurmaya zorunluymuşuz gibi hissettiğimiz günümüz modern dünyasında...